Blogumdaki ilk yazım olduğu için hayli heyecanlıyım. "Yeni Yayın Oluştur" butonuna ilk tıkladığımda bir süre ne yazacağımı düşündüm ve bu blogumun ismini bulmamdan daha uzun sürdü sanırım. Düşündüm ki öncelikle amacımı ve içeriğimi anlatacak bir şeyler yazmak çok daha mantıklı olacak. Blogumu okumadan önce bilmeyenler için bazı terimlerin tanımını yapmam gerektiği kanaatine vardım. Şimdi bir kaç konuyu netleştirmeye çalışayım.
Satış Yapmak Pazarlama Mıdır ?
Satış yapmayı herkes pazarlama/pazarlamak olarak nitelendirir. Bu durum kesinlikle böyle değil. Satış yapıldığı an biter. Satış elemanı veya departmanı elindeki ürün veya hizmeti tüketiciye ulaştırmakla mükelleftir. Dolayısıyla daha sonrasında veya öncesinde yaşanan hiçbir şey satış elemanı veya departmanının sorumluluğunda değildir. Çoğumuz aldığımız ürün veya hizmetlerde bir sıkıntı yaşamamız halinde öncelikle eğer kurumsalsa üretici firmayla iletişim kurmayı deneriz.
Halk arasinda esnaf olarak bilinen Küçük ve Orta Bütçeli İşletmeler yani KOBI'lerden yaptığımız alışverişler dışında ürün veya hizmetle ilgili yaşadığımız tüm sıkıntıları öncelikle firmaya giderek veya iletişim kurarak çözeriz. KOBİ'ler ise aldıkları şikayetleri firmaya iletir. Yaşanan problemle ilgilenen birim ise Marketing Department yani Pazarlama Bölümüdür.
Halk arasinda esnaf olarak bilinen Küçük ve Orta Bütçeli İşletmeler yani KOBI'lerden yaptığımız alışverişler dışında ürün veya hizmetle ilgili yaşadığımız tüm sıkıntıları öncelikle firmaya giderek veya iletişim kurarak çözeriz. KOBİ'ler ise aldıkları şikayetleri firmaya iletir. Yaşanan problemle ilgilenen birim ise Marketing Department yani Pazarlama Bölümüdür.
Peki ... Pazarlama Nedir ?
Pazarlama en genel tanımıyla "üretimden başlayıp, tüketimden sonra da devam eden bir süreçtir." Hepimizin anlayacağı şekilde anlatacak olursak eğer pazarlama;
İşletmenin kurulum süreci henüz teorikken dahi başlar.
*İşletme kurulur.
*Gerekli teçhizat sağlanır.
*Üretimde kullanılacak ham madde veya yarı mamul temin edilir.
*Üretime başlanır.
*Müşteri kitlesi belirlenir.
*Dağıtım yapılacak kanallar ve dağıtımın hangi şekilde yapılacağı belirlenir.
*Tüketiciye ulaştırılır.
*Tüketicinin mamulden sağladığı tatmin seviyesi, tüketici sadakati, dağıtım kanallarının başarısı, tutundurma faaliyetlerinin yani reklamların vs. başarısı gibi etkenler tamamıyla pazarlama sayesinde ölçülür.
İşletmenin kurulum süreci henüz teorikken dahi başlar.
*İşletme kurulur.
*Gerekli teçhizat sağlanır.
*Üretimde kullanılacak ham madde veya yarı mamul temin edilir.
*Üretime başlanır.
*Müşteri kitlesi belirlenir.
*Dağıtım yapılacak kanallar ve dağıtımın hangi şekilde yapılacağı belirlenir.
*Tüketiciye ulaştırılır.
*Tüketicinin mamulden sağladığı tatmin seviyesi, tüketici sadakati, dağıtım kanallarının başarısı, tutundurma faaliyetlerinin yani reklamların vs. başarısı gibi etkenler tamamıyla pazarlama sayesinde ölçülür.
Yani kurulan işletmedeki her adım aslında pazarlamanın elde ettiği veriler, yaptığı araştırmalar sonucunda atılır. İşletmenin başarısı attığı adımlara bağlıyken, pazarlamanın önemsiz olduğu düşünülemez.
*Ürün veya hizmetin hangi tüketici profiline satılacağı,
*Bu tüketicinin ne istediği,
*Ne kadar bir ücretle sahip olabileceği,
*Nasıl elde edebileceği,
*Ne zaman aralığında sahip olmak istediği,
*Üretim maliyetleri,
*Gerekli ekipman ve teçhizatlar,
*Üretim ve satış için gerekli olan personel eğitimi
*Üretim, satış vs. aşamalarda ihtiyaç olan personel sayısı,
*Personelin eğitim, tecrübe vs. yetilerinin belirlenmesi,
*İşletmenin nerede kurulacağı
gibi bir çok aşamada pazarlama en temeli oluşturmakta ve bunlarla ilgili veriler sağlandıktan sonra karar verilmektedir. Dolayısıyla pazarlama ve satış kesinlikle aynı değildir.
*Ürün veya hizmetin hangi tüketici profiline satılacağı,
*Bu tüketicinin ne istediği,
*Ne kadar bir ücretle sahip olabileceği,
*Nasıl elde edebileceği,
*Ne zaman aralığında sahip olmak istediği,
*Üretim maliyetleri,
*Gerekli ekipman ve teçhizatlar,
*Üretim ve satış için gerekli olan personel eğitimi
*Üretim, satış vs. aşamalarda ihtiyaç olan personel sayısı,
*Personelin eğitim, tecrübe vs. yetilerinin belirlenmesi,
*İşletmenin nerede kurulacağı
gibi bir çok aşamada pazarlama en temeli oluşturmakta ve bunlarla ilgili veriler sağlandıktan sonra karar verilmektedir. Dolayısıyla pazarlama ve satış kesinlikle aynı değildir.
1950 ve 1960 yılları arasında işletmeler bünyelerinde yönetici yani CEO olarak genelde mühendisleri tercih ederlerdi. Teknik bilgileri ve eğitimleri dolayısıyla tercih edilirlerdi çünkü işletme için önemli olan ürün/hizmetti. Daha sonrasında 1960-1990 yılları arasında ise CEO'lar finansörlerden tercih edilmeye başlandı çünkü artık önemli olan sağlanan kâr oranı ve işletmenin ne kadar büyüyeceği idi. Ancak daha sonrasında işletmeler önemli olanın müşteri memnuniyeti ve sadakati olduğunu fark ederek müşteri odaklı yaklaşıma yöneldiler ve şirket yöneticisi tercihlerini pazarlama temelli yetilere sahip olan kişilerden yana kullanmaya başladılar. Bunun en büyük sebebi pazarlamanın yaratıcı fikirler geliştirmesi ve dinamik olmasıdır. Pazarlama sürekli değişen tüketici isteklerine karşılık verebilmek için gün be gün kendini geliştirip revize ederek ilerler.
İşletmeler artık müşterilerine sadece ürün veya hizmet satmanın değil, onların sempatisini, sevgisini ve bağlılığını kazanmak adına çalışmalarının çok daha önemli olduğunu anlamışlardır. Bu durumda bunun için en uygun birimin de pazarlama olduğu kanaatine varmışlardır.
Yukarıda yazdıklarımızdan da anlaşılacağı gibi pazarlama en küçüğünden en büyüğüne tüm işletmelerin "olmazsa olmazı"dır.
PazarlAmazing Nedir ve Neden Var ?
Bundan 4 sene öncesinde henüz üniversitede hangi bölümü okuyacağıma ve neye yeteneğim olduğuna dahi karar verememiş bir satış elemanıydım. Bundan daha fazlasını istediğimin farkında, ancak ne istediğimin bilincinde değildim. Ta ki iki yıl öncesinde çalıştığım firmanın müşterisi olan birinden "Sen satış elemanı değil pazarlamacı olmalısın." cümlesini duyana kadar. Kafam karıştı çünkü ben de pazarlama ve satışın aynı şeyler olduğunu düşünüyordum.
Ülkemizde pazarlamanın dört yıllık fakültesi olmaması sebebiyle iki yıllık bir MYO seçmem ile birlikte ne kadar doğru bir karar verdiğimi anladım. Hatta ülkemizde pazarlamanın dört yıllık bölümü olmamasına da bir kez daha üzüldüm. Pazarlamanın ne kadar şaşırtıcı, etkileyici ve dinamik olduğunu gördükçe hayran kaldım ve öğrendiğim her yeni bilgiyle beraber pazarlamaya olan hayranlığım artarak devam etti.
Ülkemizde pazarlamanın dört yıllık fakültesi olmaması sebebiyle iki yıllık bir MYO seçmem ile birlikte ne kadar doğru bir karar verdiğimi anladım. Hatta ülkemizde pazarlamanın dört yıllık bölümü olmamasına da bir kez daha üzüldüm. Pazarlamanın ne kadar şaşırtıcı, etkileyici ve dinamik olduğunu gördükçe hayran kaldım ve öğrendiğim her yeni bilgiyle beraber pazarlamaya olan hayranlığım artarak devam etti.
Yani bu blogu açmaktaki amacım insanlara hayranlık duyduğum pazarlamayı tanıtmak, sevdirmek ve onun şaşırtıcı dünyasına herkesi dahil edip belki de hiç tanımadığım insanlarla fikirdaş olabilmek. Belki benim gibi henüz yeteneğinin veya ilgisinin hangi yönde olduğunu bilmeyenler vardır diye, belki ilgi duyduğu alan benim gibi pazarlamadır ve bu blogu okuyunca farkına varır diye bu blogu oluşturdum (tabii okulda bizden blog açmamızın istenmesiyle beraber aklıma geldiğini inkar edersem yalan olur :) )
PazarlAmazing pazarlamanın şaşırtıcı dünyasını göstermek ve herkese anlatmak amacıyla açılmış bir blog. Bunun yanında tabii ki pazarlamanın direkt olarak ilgilendiği dallar yani psikoloji, ekonomi, işletme vs. hakkında da bilgilere erişebileceğiniz bir blog olma yolunda. Okuyacak, takip edecek, ilgi duyacak ve bu blog sayesinde benle fikirdaş olacak herkese şimdiden teşekkür ederim. Bir sonraki yayınıma kadar hoşça kalınsın. ^.^
Eva ...
Eva ...