Çarşamba, Mayıs 06, 2015

Herkesin Var Bir Hopi'si !!!

Boyner Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Boyner'in fikri olan Hopi uygulaması Boyner Grup’un 15 nisan’da 30’u aşkın üye markayla birlikte basın lansmanını yaptığı ve perakende sektörüne yeni bir dinamizm getireceği düşünülen Hopi, akıllı telefon uygulaması üzerinde çalışan ve dünyada bir ilk olma özelliği taşıyan, müşterilerinin tercih, beklenti ve alışkanlıklarına uygun kişiselleştirilmiş kampanya ve teklifler sunuyor.  



Hopi sektöre girerken Boyner Grup'a ait olmasının dışında Tolga Çevik'le yaptığı reklam filmiyle dikkatleri üzerine topladı. 


Tolga Çevik, 30 farklı Hopi karakterini canlandırıyor.


Bora Egemen’in yönettiği, 25 Film tarafından prodüksiyonu gerçekleştirilen filmdeki Hopi karakterlerinin makyajı Suzan Kardeş tarafından yapıldı. Emre Sökmen tarafından hazırlanan dans koreografisi eşliğinde, Tolga Çevik her bir karakter için yaklaşık 1,5 saat kamera karşısına geçti. Hopi reklam müziği ise Emre Irmak ve İlkay Gürpınar tarafından bestelendi.

Teknik anlamda da ilklerin yaşandığı reklam çekiminde, Macaristan’dan getirilen özel üretim “Technodolly” cihazı ile Motion Control tekniği kullanıldı. Çekimler için Türkiye’nin en büyük yeşil sonsuz fon stüdyosu kuruldu. 140 kişilik teknik ekibin çalıştığı çekimler toplam 5 gün sürdü.



















Reklam Filmi için buraya tıklayınız



                                                                                         Eva ... 

Müziğin Tüketiciler Üzerindeki Etkisi Şaşırtıyor !

Müzik insanların ortak dilidir. Müzik evrenseldir, müziğin dili ne olursa olsun insanları aynı duygularda birleştirir. Markalar, uzun zamandır müziğin insanlar üzerindeki güçlü etkisini bir pazarlama iletişim aracı olarak kullanmaktan çekinmiyor. Müzik duyusal pazarlamanın en önemli araçlarından biridir.Bilhassa perakende sektöründe faaliyet gösteren birçok marka, bilinçli olarak müziği tüketicileri etkilemek için kullanıyor.
Rekabetin yoğun olduğu perakende sektöründeki markalar müşterilerin beklentilerini ve isteklerini karşılayabilmek için farkındalık yaratmaları artık kaçınılmaz olduğunu aşina. Bununla beraber markaların ürün ve fiyat konusunda çok fazla farklılık yaratma şansları kalmadığı için mecburen özgün bir mağaza atmosferi haricinde başka pazarlama iletişim aracını devreye sokmaları gerekiyor.





Mağaza dekorasyondan sonra müşterileri etkileyebilecek en önemli faktörden biriside müzik olduğu birçok araştırmalar sonucunda kanıtlanmıştır. Yapılan araştırmaların bir tanesinde yavaş tempolu müziğin çaldığı bir mağazada müşterilerin daha fazla zaman ve para harcadığı, yüksek tempolu müzikte ise müşterilerin mağazadan hemen ayrılma isteği içine girdikleri sonucuna varılmıştır. Birçok perakende mağazasının müzik seviyesini abartılı tempolu ve yüksek bulsam da, bu tamamen mağaza içi tüketimin ve mağaza içi sirkülasyonun daha hızlı olmasını sağlamak için yapıldığı biliniyor.
Paylaştığım alttaki tabloda göreceğiniz üzere yapılan diğer bir araştırma sonucu; yavaş tempolu müziğin çalınan restoranlarda müşterin geçirdiği süre, servis süresi ve müşterilerin toplam harcama miktarı hızlı tempolu çalan restoranda göre daha fazla olduğu belirlenmiştir.


Son olarak müziğin tüketiciler üzerindeki etkisi adı altında yapılan diğer bir araştırmada ise, yine çok ilginç sonuçlar elde ediliyor. Araştırmalar için bir şarap satan mağaza tercih ediliyor. Mağazada sadece 2 hafta boyunca Fransız ve Alman şarapları satışa sunuluyor. İki haftalık araştırma sırasında 1 hafta geleneksel Fransız müzikleri, 1 haftada Alman müzikleri çalınıyor.
Araştırma sonuçlandığında ilginç sonuçlar ortaya çıkıyor. Geleneksel Fransız müzikleri çalınan haftada satılan şarapların %77 Fransız şarabı olurken, Alman müzikleri çalınan hafta ise satılan şarapların % 73 Alman şarabı oluyor. Araştırmanın en ilginç yanı ise, sorulduğunda müşterilerin birçoğu mağazada çalınan müziklerin farkında bile olmadıklarını söylemeleri. Araştırmalar sonucunda yapabileceğimiz en önemli çıkarım, mekanlarda çalınan müziğin insanların psikolojisini o kadar etkileyebiliyor ki, harcamalarına bile müdahale edebiliyor.


Kaynak : Pazarlamasyon 

Perşembe, Nisan 02, 2015

Blog Arka Plan Değiştirememe Sorunsalı :)

Blogum her ne kadar pazarlama ile alakalı olsa da bu sorunu yaşadığım ve çözdüğüm için paylaşmak istedim. Çünkü çözemediğim için deli oldum ve üç gündür bununla uğraşıyorum. Kafayı yedim diyebiliriz :)
Hepimizin yaşadığı bir sorun olduğunu düşünüyorum. Malum her ne kadar şablondan resim seçsek de blogumuzun arka planı düz renk yapıyor.Bu durumda yapılabilecek tek şey html kodlarıyla bu sorunu çözmek. Bilindiği üzre çoğu kişi html kodları okumakta yazmakta bilgi sahibi değil. Şahsen ben de yazmakta değil ama okumakta bir nebze başarılıyım sanırım. :) Öncelikle Blogger Kontrol Panelinden ilgili bloga giriş yapıyoruz. Sol taraftaki seçenekler kısmında Şablon > HTML'yi Düzenle kısmına tıklıyoruz. Açılan kod sayfasında Ctrl+F tuşlarına basarak background-image yazıp arattığınızda aşağıdaki kodu bulun.
Şablonu Önizle dedikten sonra şablonu kaydet deyin. Blogunuzu görüntüleyin. Umarım sorununuz çözülmüştür. :)


                                                                                         Eva ... 

Çarşamba, Nisan 01, 2015

Pazarlama ve İnsan İlişkisi

Herkese merhaba ! 

     Bu yayınımda biraz pazarlama ve insan etkileşimi üzerinde durmaya karar verdim. Pazarlama ve insan ilişkisini biraz da bilimsel verilerden yararlanarak kendimce yorumlamak ve elimden geldiğince aktarmak istedim. 

     Pazarlamanın ne olduğuyla alakalı daha önceki yazımda bilgi vermiştim. Pazarlama işletmenin ayakta kalabilmesi için gerekli olan bir faaliyet olması dışında aynı zamanda tüketicilerin ihtiyaç ve isteklerinin karşılanmasını da sağlayan bir araçtır. Pazarlamacılar tüketicinin istek ve beklentilerini yani taleplerini üretici veya tedarikçi firmaya iletir ve arzı oluşturur. Yani pazarlama interaktif bir alandır. Bu sebeptendir ki pazarlama birçok bilim dalıyla ile iç içedir. 

Birkaç tanesini tek tek açıklayacak olursak;


Psikoloji ve Pazarlama İlişkisi



Psikoloji, insan davranışları ve zihinsel süreçleri ile birlikte bunların altında yatan nedenleri inceleyen ve araştıran bilim dalıdır. Psikoloji sayesinde satın alma davranışlarının temel nedenleri incelenebilir. Tüketici profillerinin çıkarılması sağlanarak üretim alanı belirlenir.



Sosyoloji ve Pazarlama İlişkisi

Sosyoloji, ya da toplum bilimi, toplum ve insanın etkileşimi üzerinde çalışan bir bilim dalıdır. Bireysel davranışları ele almaz, insanı bir grubun ferdi olarak düşünür ve grubu inceler. sosyoloji sayesinde de psikoloji sayesinde oluşturduğumuz tüketici profillerinin ya da tüketici gruplarının satın alma davranışlarını etkileyen faktörleri ortaya çıkarabiliriz.


Antropoloji ve Pazarlama İlişkisi


Antropoloji; insan bilimidir. Antropologlar tüm toplumları, kültürleri, insan kalıntılarını ve fiziksel, biyolojik yapılarını inceler. İnsanın iskelet, kafatası gibi fiziki yapısını araştıran antropoloji, insanlık tarihinin en eski dönemlerinin aydınlatılmasına yardımcı olur. Antropoloji sayesinde toplumların kültürel yapısını inceleyerek yeni pazarlar oluşturma veya pazar genişlemesi yapma olanağımız vardır.  





Nöroloji ve Pazarlama İlişkisi



Nöroloji,  genel olarak beyin, beyin sapı, omurilik ve çevresel sinir sistemiyle kasların hastalıklarını inceleyen, teşhis ve cerrahi dışındaki tedavi uygulamalarını içeren tıp bilimi dalıdır. Peki bu bilimin pazarlama ile alakası ne ? 


                                                                                         Eva ... 



     Beynimiz hala çözülmekte oldukça zorlanılan bir uzvumuz. Bilmediğimiz, henüz öğrenmediğimiz onca sırrının yanında çözebildiğimiz sırları da var. Birkaç örnek verelim. 


1. Hepimiz ilkel bir beyne sahibiz.



a. İlk 3 saniyede ya da daha kısa bir sürede reaksiyon veriyoruz.
b. Duygular, bilincimizden 5 kat daha hızlı işlenir.
c. Duygular, rasyonel düşüncelerden daha uzun ve kalıcı bir bağ kurmanızı sağlar.

2. Beynimiz görselleri sever.















a. Beynimiz görselleri, metinlerden 60.000 kat daha hızlı işler.
b. Beynin işlediği verinin %90’ı görseldir.
c. Görsel bulunduran metinlerin hatırlanması, görselsiz metinlerden daha fazladır.
d. Hareketli gif, video vb. yayınlar daha çok akılda kalır. Hatta reklam sektöründe reklam jingleları da oldukça rağbet görmektedir. Çünkü ezgiler de insan zihninde oldukça kalıcıdır.  

3. Özellikle yüz içeren görseller önemlidir.





























a. İnsan beyni doğduğu andan itibaren insan yüzünü tanımaya odaklıdır.
b. Beynin görsel işleyen kısmı, duygu işleyen kısmının hemen yanında yer alır.
c. Tüm görseller dikkatimizi çeker, ancak bebeklerin duygu alıcıları daha gelişmiştir.


4. Renkler neden gereklidir?





















a. Hissetiklerimizin %62-90’ı ürünün rengine bağlıdır.
b. Sarı renk genelde beynimizin endişe kısmını harekete geçirir.
c. Mavi renk genelde güven ve rahatlık hissettirir.
d. Kırmızı renk genelde sinirli, huysuz ve aç hissettirir. 





Perşembe, Mart 19, 2015

Satış Yapmak Pazarlama Mıdır ? Pazarlama Nedir ? PazarlAmazing Nedir ve Neden Var ?















         

     Blogumdaki ilk yazım olduğu için hayli heyecanlıyım. "Yeni Yayın Oluştur" butonuna ilk tıkladığımda bir süre ne yazacağımı düşündüm ve bu blogumun ismini bulmamdan daha uzun sürdü sanırım. Düşündüm ki öncelikle amacımı ve içeriğimi anlatacak bir şeyler yazmak çok daha mantıklı olacak. Blogumu okumadan önce bilmeyenler için bazı terimlerin tanımını yapmam gerektiği kanaatine vardım. Şimdi bir kaç konuyu netleştirmeye çalışayım. 

Satış Yapmak Pazarlama Mıdır ? 

     Satış yapmayı herkes pazarlama/pazarlamak olarak nitelendirir. Bu durum kesinlikle böyle değil. Satış yapıldığı an biter. Satış elemanı veya departmanı elindeki ürün veya hizmeti tüketiciye ulaştırmakla mükelleftir. Dolayısıyla daha sonrasında veya öncesinde yaşanan hiçbir şey satış elemanı veya departmanının sorumluluğunda değildir. Çoğumuz aldığımız ürün veya hizmetlerde bir sıkıntı yaşamamız halinde öncelikle eğer kurumsalsa üretici firmayla iletişim kurmayı deneriz.  
     Halk arasinda esnaf olarak bilinen Küçük ve Orta Bütçeli İşletmeler yani KOBI'lerden yaptığımız alışverişler dışında ürün veya hizmetle ilgili yaşadığımız tüm sıkıntıları öncelikle firmaya giderek veya iletişim kurarak çözeriz. KOBİ'ler ise aldıkları şikayetleri firmaya iletir. Yaşanan problemle ilgilenen birim ise Marketing Department yani Pazarlama Bölümüdür. 

     Peki ... Pazarlama Nedir ? 

     Pazarlama en genel tanımıyla "üretimden başlayıp, tüketimden sonra da devam eden bir süreçtir." Hepimizin anlayacağı şekilde anlatacak olursak eğer pazarlama; 

İşletmenin kurulum süreci henüz teorikken dahi başlar. 


*İşletme kurulur.

*Gerekli teçhizat sağlanır.
*Üretimde kullanılacak ham madde veya yarı mamul temin edilir.
*Üretime başlanır. 
*Müşteri kitlesi belirlenir. 
*Dağıtım yapılacak kanallar ve dağıtımın hangi şekilde yapılacağı belirlenir. 
*Tüketiciye ulaştırılır. 
*Tüketicinin mamulden sağladığı tatmin seviyesi, tüketici sadakati, dağıtım kanallarının başarısı, tutundurma faaliyetlerinin yani reklamların vs. başarısı gibi etkenler tamamıyla pazarlama sayesinde ölçülür. 

     Yani kurulan işletmedeki her adım aslında pazarlamanın elde ettiği veriler, yaptığı araştırmalar sonucunda atılır. İşletmenin başarısı attığı adımlara bağlıyken, pazarlamanın önemsiz olduğu düşünülemez. 

*Ürün veya hizmetin hangi tüketici profiline satılacağı, 

*Bu tüketicinin ne istediği, 
*Ne kadar bir ücretle sahip olabileceği, 
*Nasıl elde edebileceği, 
*Ne zaman aralığında sahip olmak istediği, 
*Üretim maliyetleri, 
*Gerekli ekipman ve teçhizatlar, 
*Üretim ve satış için gerekli olan personel eğitimi 
*Üretim, satış vs. aşamalarda ihtiyaç olan personel sayısı, 
*Personelin eğitim, tecrübe vs. yetilerinin belirlenmesi, 
*İşletmenin nerede kurulacağı 

     gibi bir çok aşamada pazarlama en temeli oluşturmakta ve bunlarla ilgili veriler sağlandıktan sonra karar verilmektedir. Dolayısıyla pazarlama ve satış kesinlikle aynı değildir. 

     1950 ve 1960 yılları arasında işletmeler bünyelerinde yönetici yani CEO olarak genelde mühendisleri tercih ederlerdi. Teknik bilgileri ve eğitimleri dolayısıyla tercih edilirlerdi çünkü işletme için önemli olan ürün/hizmetti. Daha sonrasında 1960-1990 yılları arasında ise CEO'lar finansörlerden tercih edilmeye başlandı çünkü artık önemli olan sağlanan kâr oranı ve işletmenin ne kadar büyüyeceği idi. Ancak daha sonrasında işletmeler önemli olanın müşteri memnuniyeti ve sadakati olduğunu fark ederek müşteri odaklı yaklaşıma yöneldiler ve şirket yöneticisi tercihlerini pazarlama temelli yetilere sahip olan kişilerden yana kullanmaya başladılar. Bunun en büyük sebebi pazarlamanın yaratıcı fikirler geliştirmesi ve dinamik olmasıdır. Pazarlama sürekli değişen tüketici isteklerine karşılık verebilmek için gün be gün kendini geliştirip revize ederek ilerler. 

     İşletmeler artık müşterilerine sadece ürün veya hizmet satmanın değil, onların sempatisini, sevgisini ve bağlılığını kazanmak adına çalışmalarının çok daha önemli olduğunu anlamışlardır. Bu durumda bunun için en uygun birimin de pazarlama olduğu kanaatine varmışlardır.

     Yukarıda yazdıklarımızdan da anlaşılacağı gibi pazarlama en küçüğünden en büyüğüne tüm işletmelerin "olmazsa olmazı"dır. 

PazarlAmazing Nedir ve Neden Var ? 

     Bundan 4 sene öncesinde henüz üniversitede hangi bölümü okuyacağıma ve neye yeteneğim olduğuna dahi karar verememiş bir satış elemanıydım. Bundan daha fazlasını istediğimin farkında, ancak ne istediğimin bilincinde değildim. Ta ki iki yıl öncesinde çalıştığım firmanın müşterisi olan birinden "Sen satış elemanı değil pazarlamacı olmalısın." cümlesini duyana kadar. Kafam karıştı çünkü ben de pazarlama ve satışın aynı şeyler olduğunu düşünüyordum. 
Ülkemizde pazarlamanın dört yıllık fakültesi olmaması sebebiyle iki yıllık bir MYO seçmem ile birlikte ne kadar doğru bir karar verdiğimi anladım. Hatta ülkemizde pazarlamanın dört yıllık bölümü olmamasına da bir kez daha üzüldüm. Pazarlamanın ne kadar şaşırtıcı, etkileyici ve dinamik olduğunu gördükçe hayran kaldım ve öğrendiğim her yeni bilgiyle beraber pazarlamaya olan hayranlığım artarak devam etti. 
     
     Yani bu blogu açmaktaki amacım insanlara hayranlık duyduğum pazarlamayı tanıtmak, sevdirmek ve onun şaşırtıcı dünyasına herkesi dahil edip belki de hiç tanımadığım insanlarla fikirdaş olabilmek. Belki benim gibi henüz yeteneğinin veya ilgisinin hangi yönde olduğunu bilmeyenler vardır diye, belki ilgi duyduğu alan benim gibi pazarlamadır ve bu blogu okuyunca farkına varır diye bu blogu oluşturdum (tabii okulda bizden blog açmamızın istenmesiyle beraber aklıma geldiğini inkar edersem yalan olur :) )

     PazarlAmazing pazarlamanın şaşırtıcı dünyasını göstermek ve herkese anlatmak amacıyla açılmış bir blog. Bunun yanında tabii ki  pazarlamanın direkt olarak ilgilendiği dallar yani psikoloji, ekonomi, işletme vs. hakkında da bilgilere erişebileceğiniz bir blog olma yolunda. Okuyacak, takip edecek, ilgi duyacak ve bu blog sayesinde benle fikirdaş olacak herkese şimdiden teşekkür ederim. Bir sonraki yayınıma kadar hoşça kalınsın. ^.^


                                                                                         Eva ...