Herkese merhaba !
Bu yayınımda biraz pazarlama ve insan etkileşimi
üzerinde durmaya karar verdim. Pazarlama ve insan ilişkisini biraz da bilimsel
verilerden yararlanarak kendimce yorumlamak ve elimden geldiğince aktarmak
istedim.
Pazarlamanın ne olduğuyla alakalı daha önceki yazımda
bilgi vermiştim. Pazarlama işletmenin ayakta kalabilmesi için gerekli olan bir
faaliyet olması dışında aynı zamanda tüketicilerin ihtiyaç ve isteklerinin
karşılanmasını da sağlayan bir araçtır. Pazarlamacılar tüketicinin istek ve
beklentilerini yani taleplerini üretici veya tedarikçi firmaya iletir ve arzı
oluşturur. Yani pazarlama interaktif bir alandır. Bu sebeptendir ki pazarlama
birçok bilim dalıyla ile iç içedir.
Birkaç tanesini tek tek açıklayacak olursak;
Psikoloji ve Pazarlama İlişkisi
* Psikoloji, insan
davranışları ve zihinsel süreçleri ile birlikte bunların altında yatan
nedenleri inceleyen ve araştıran bilim dalıdır. Psikoloji sayesinde
satın alma davranışlarının temel nedenleri incelenebilir. Tüketici
profillerinin çıkarılması sağlanarak üretim alanı belirlenir.
Sosyoloji ve Pazarlama İlişkisi
* Sosyoloji, ya
da toplum bilimi, toplum ve insanın etkileşimi üzerinde çalışan bir bilim
dalıdır. Bireysel davranışları ele almaz, insanı bir grubun ferdi olarak düşünür
ve grubu inceler. sosyoloji sayesinde de psikoloji sayesinde oluşturduğumuz
tüketici profillerinin ya da tüketici gruplarının satın alma davranışlarını
etkileyen faktörleri ortaya çıkarabiliriz.
Antropoloji ve Pazarlama İlişkisi
* Antropoloji;
insan bilimidir. Antropologlar tüm toplumları, kültürleri, insan kalıntılarını
ve fiziksel, biyolojik yapılarını inceler. İnsanın iskelet, kafatası gibi
fiziki yapısını araştıran antropoloji, insanlık tarihinin en eski dönemlerinin
aydınlatılmasına yardımcı olur. Antropoloji sayesinde toplumların kültürel
yapısını inceleyerek yeni pazarlar oluşturma veya pazar genişlemesi yapma
olanağımız vardır.
Nöroloji ve Pazarlama İlişkisi
* Nöroloji, genel
olarak beyin, beyin sapı, omurilik ve çevresel sinir
sistemiyle kasların hastalıklarını inceleyen, teşhis ve cerrahi dışındaki
tedavi uygulamalarını içeren tıp bilimi dalıdır. Peki bu bilimin pazarlama ile
alakası ne ?
Eva ...
Beynimiz hala
çözülmekte oldukça zorlanılan bir uzvumuz. Bilmediğimiz, henüz öğrenmediğimiz
onca sırrının yanında çözebildiğimiz sırları da var. Birkaç örnek
verelim.
1. Hepimiz ilkel bir beyne sahibiz.

a. İlk 3 saniyede ya da daha kısa bir sürede reaksiyon veriyoruz.
b. Duygular, bilincimizden 5 kat daha hızlı işlenir.
c. Duygular, rasyonel düşüncelerden daha uzun ve kalıcı bir bağ
kurmanızı sağlar.
2. Beynimiz görselleri sever.
a. Beynimiz görselleri, metinlerden 60.000 kat daha hızlı işler.
b. Beynin işlediği verinin %90’ı görseldir.
c. Görsel bulunduran metinlerin hatırlanması, görselsiz metinlerden
daha fazladır.
d. Hareketli gif, video vb. yayınlar daha çok akılda kalır. Hatta reklam
sektöründe reklam jingleları da oldukça rağbet görmektedir. Çünkü ezgiler de
insan zihninde oldukça kalıcıdır.
3. Özellikle yüz içeren görseller önemlidir.
a. İnsan beyni doğduğu andan itibaren insan yüzünü tanımaya odaklıdır.
b. Beynin görsel işleyen kısmı, duygu işleyen kısmının hemen yanında
yer alır.
c. Tüm görseller dikkatimizi çeker, ancak bebeklerin duygu alıcıları
daha gelişmiştir.
4. Renkler neden gereklidir?
a. Hissetiklerimizin %62-90’ı ürünün rengine bağlıdır.
b. Sarı renk genelde beynimizin endişe kısmını harekete geçirir.
c. Mavi renk genelde güven ve rahatlık hissettirir.
d. Kırmızı renk genelde sinirli, huysuz ve aç hissettirir.